MHP konvoyu Sarıgazi'ye sokulmadı
İstanbul Sancaktepe Sarıgazi'de bir grup genç tarafından protesto edilen MHP konvoyu Sarıgazi'ye giremedi.
Sancaktepe Sarıgazi'de düzenlenen MHP seçim konvoyu protesto eylemiyle karşılaştı. Edinilen bilgiye göre, Sarıgazi girişinde gençler tarafından durdurulan konvoyun Sarıgazi'ye girmesine izin verilmedi. Yaklaşık yarım saat süren protesto sırasında taşlanan MHP araçları, Sarıgazi'ye giremedi.
Protesto sonrasında ise olay yerine gelen jandarma ekipleri, 2 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanların isimleri ve hangi karakola götürüldükleri öğrenilemedi.
MHP konvoyu Sarıgazi'ye sokulmadı
Gönderen Kurdish zaman: 04:53 Etiketler: faşist devlet, mhp 0 yorum
Bütün Kürtlere "Bölücü" Dedi

Ergenekon'un yılmaz savunucusu Sebahattin Önkibar'dan Güneydoğu halkına ağır hakaret.
"Onların ortak paydası ya da olmazsa olmazı da Kürtçülük ya da bölücülüktür. Güneydoğu’da bunun dışında siyasal bir gündem yoktur." diyen Sebahattin Önkibar, PKK'lılarla Güneydoğuluları aynı kefeye koydu.
Şahin Ülkücülerin Gazetesi Yeniçağ'ın Ankara Temsilcisi Sebahattin Önkibar'ın bugün yayınlanan sözkonusu yazısı:
PKK ve Ergenekon
Gelelim Başbakanımızın Ergenekon ile ilgili olarak ettiği son söze:
Akşam’ın Genel Yayın Müdürü İsmail Küçükkaya Diyarbakır dönüşünde Tayyip beyin şu sözleri ettiğini yazdı:
- “Ergenekon bölge halkının çok mutlu olduğu açılımlardan biridir. Ucu nereye giderse gitsin soruşturma devam edecek.”
Gelin bu dehşet beyanı beraber analiz edelim:
Bölge halkından kasıt o coğrafyadaki kamuoyudur.
Onların ortak paydası ya da olmazsa olmazı da Kürtçülük ya da bölücülüktür.
Güneydoğu’da bunun dışında siyasal bir gündem yoktur.
Bu tespiti yaptıktan sonra devam edelim.
Peki bir başbakan Ergenekon’un orada karşılığı var diyerek neyi söylemek ister?
Ergenekon’da amaç Kürtçüleri memnun etmek midir?
Değilse bu beyan niçin?
Türkiye’de soruşturmalar siyaseten birilerini memnun etmek için mi yapılıyor?Yargının böyle şeylerde alet olması düşünülebilir mi?
Şimdi böyle bir akıldan hareket edersek Karadenizliler, Akdenizliler, Orta Anadolulular ve Marmaralılar da tersini söylerse ne olacak?
Öyle ya bendeniz şahsen Güneydoğu’daki kamuoyunun özlemleri ve hedefleri ile mutabık değilim.. Eminim ki bu ülkede yaşayan onlarca milyon da benim gibidir. Başbakan’ın mantığından hareket edersek o zaman Ergenekon’un bizde bir karşılığı olmuyor... Öyle ya PKK bölücüsünün karşılık bulduğu şey de ben nasıl karşılık bulurum. Tersine PKK ve yandaşları ya da kamuoyunda karşılığı olan şeyin bende zerresi olmaz.
Düşünün biraz, Başbakan’ın bu beyanı aslında Ergenekon’un ne olduğunu ortaya koymuyor mu?
Gönderen Kurdish zaman: 07:46 Etiketler: faşist devlet, ülkücü 0 yorum
Diyarbakır'da çocuklara ajanlık dayatması
Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesine bağlı İplik mahallesinde oturan 3'ü çocuk 5 kişi polis tarafından darp edildiğini söyleyerek, kendilerine ajanlık teklifi yapıldığını belirtti.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın fiziki saldırıya maruz kalmasını protesto etmek için yapılan gösterilerin ardından polisin özellikle çocukları darp ettiğine yönelik iddialar sürerken, S.D. (18), V.D. (16), B.A. (16), H.K. (17) ve S.P. (18) isimli kişiler, polis tarafından darp edildiklerini ve kendilerine ajanlık dayatıldığını söylediler. 24 Ekim'de öğleden sonra at arabası ile maça giderken, sivil giyimli 4 polisin kendilerini durduğunu anlatan S.D., at arabasının üzeride boyalı taşlar olduğunu bu boyanın ellerine bulaştığını bu nedenle polislerin ellerine copla vurduğunu belirtti.
'Boş bir araziye götürdüler'
Daha sonra polislerin kendilerini Tekel Fabrikası'nın arkasında bulunan boş araziye götürdüğünü söyleyen S.D, yaşadıklarını şöyle anlattı: 'Polisler bize 'Elleriniz neden boyalı? Açın ellerinizi' dediler. Sonrada ellerimize copla vurdular. Daha sonra polisler bizi kendi arabalarına bindirdiler. Bizi Tekel Fabrikası'nın arkasındaki boş araziye götürdüler. Yolda polisler bize sürekli küfür ve hakaret ettiler. Boş araziye gidince yaklaşık 10 polis daha orada bekliyordu. Burada polisler bizi tekrar copla dövdüler. Kafamı arabanın camına vurdular. Polisler daha sonra bize 'İplik Mahallesi'nde gelişen tüm olaylar hakkında bize bilgi vereceksiniz' dedi. Bilmediğimizi söyledi. Bunun üzerine polisler, 'Siz bizim sağ kolumuzsunuz, bilgi verirseniz size karışmayız. Bilgi vermezseniz mahallede yaşanacak her türlü olaydan sizi sorumlu tutarız' dediler.'
Bir saat boyunca polislerce tutulduklarını ifade eden S.D, H.K ve S.P ile birlikte Diyarbakır dışında çalıştığını ve gelişen gösterilerin yapıldığı dönemde Diyarbakır'da olmadığını söyledi. S.D., polisin tehditleri nedeniyle endişeli olduğunu belirtti.
DİYARBAKIR (DİHA)
Gönderen Kurdish zaman: 11:16 Etiketler: faşist devlet 0 yorum
